Kurtuluş Kayalı’dan Türkiye’de Sinema ve Sosyoloji

Kurtuluş Kayalı’dan Türkiye’de Sinema ve Sosyoloji

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyoloji Kulübü tanışma toplantısının ardından ilk etkinliğini 25 Aralık Çarşamba günü saat 15.00’te üniversitemiz Cinnah yerleşkesinde düzenledi. Ankara Üniversitesi Tarih Bölümü’nden katılan Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı sinema ve sosyoloji üzerine konuştu. Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Orçan’ın yaptığı açılış konuşmasının ardından konuşmasına başlayan Kayalı hem sosyoloji tarihimiz hem de sinemacılık geleneğimiz hakkında değerli açıklamalarda bulundu.

Sosyologların ilk dönemlerde topluma teğet geçen insanlar olarak görüldüğünü ifade eden Kayalı, bazı isimler hariç sosyoloji mensuplarının da bu iddiaya uygun düşecek yabancılaşma içinde olduğunu belirtti. Kendi hayatından verdiği örneklerle sosyolojinin 50 ve 60’lar boyunca geçmiş, tarihsel arka plan ve toplumun ruhunu okumadan uzak kaldığını anlattı. Yurt dışından gelen antropologların o yıllarda Türkiye’yi bizim sosyologlarımızdan daha iyi okuduğunu iddia etti. Ancak bunun 80’lerle birlikte değiştiğini de ekledi. Geçmişten kalan yanlış bir algı olarak “sosyoloji solcuların, tarih sağcıların” işidir varsayımının aşıldığını söyledi. 60’lı yıllarda sosyologların adeta iktisatçı gibi düşündüğünü söyleyen Kurtuluş Kayalı sonraki yıllarda edebiyat ve sinemanın da birer sosyoloji kaynağı olarak görüldüğünü beyan etti. Bu bağlamda sosyolojinin sadece sosyologlara bırakılmayacak kadar değerli olduğunu ekledi.

Sosyolojinin aksine sinemanın topluma her zaman daha yakın olduğunu belirten tarihçi Atıf Yılmaz, Metin Erksen, Yücel Çakmaklı, Yılmaz Güney ve Ömer Lütfi Akad’ın filmlerinden verdiği örneklerle sinemacılığın 60 ve 70’lerde toplumla nasıl uyum sağladığını aktardı. Akad’ın meşhur üçlemesi olan Gelin – Düğün – Diyet üzerine tahliller yapan profesör sinemanın 90’lı yıllarda ölmek üzere olduğunu ifade etti. Ancak Şener Şen’in oynadığı Amerikalı ve Eşkıya filmleri ile yeniden bir çıkış yakalandığını söyledi. Diğer taraftan siyasi filmler çekmeye çalışan yeni kuşağın ne solcularının Yılmaz Güney’i ne de muhafazakârlarının Yücel Çakmaklı’yı yakalayamadığını iddia etti. Sürü filmi ve Huzur Sokağı filmlerini hatırlatan tarihçi günümüz yapımlarının bu analiz kabiliyetinde olmadığını da ekledi.

Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı kendisinin bu konularda anlatacağı şeylerin bitmeyeceğini ifade ederek bir saat süren konuşmasını sona erdirdi. Katılım ve ilginin yoğun olduğu etkinlik sosyoloji kulübünün teşekkürü ile sona erdi. Konuşmanın ardından YBU Sosyoloji Kulubü Başkanı Derya Güler Sayın Kayalı adına dikilmiş bir fidanın belgesini armağan etti.

 

Haberler